Çocuk Yönetme Sanatı


Her şey hayal etmekle ya da istemekle başlıyor ve harekete geçmekle devam ediyor. Sonuçlara göre de ya devam ediliyor, yeni stratejiler geliştiriliyor ya da vazgeçiliyor.

Çocuklar için en zoru istemek. Onu harekete geçiremememizin sebebi onun istememesi. Yemek yediremiyoruz, ders çalıştıramıyoruz, spor yaptıramıyoruz, bilgisayar başından kaldıramıyoruz, telefonunu ya da ipad ini alinden alamıyoruz, kitap okutamıyoruz. Ben bunları yazdıkça eminim siz daha neler ekliyorsunuz. Listeyi uzatmak mümkün.

Bunları başarabilmek için ebeveynler ya da okul yöneticileri olarak çaba sarf ediyoruz, zaman harcıyoruz, emek ve para sarf ediyoruz ama çok da başarılı olamıyoruz.

Oysa başkaları ya da başka şeyler çocuklara istediklerini kolayca yaptırabiliyorlar. Olumlu ya da olumsuz, iyi ya da kötü, bir sürü şeyin çocuklarda bir anda kendiliğinden başladığını görüp şaşırıyoruz. Hiç beklemediğimiz zamanlarda bir bakıyoruz çocuk halı sahada maça gitmeye başladı, ben geziye gidiyorum dedi, ben şu telefonu istiyorum almazsanız görürsünüz dedi, kitap okumaya başladı, yeni ipad istedi, sigaraya başladı, saçını boyadı, kendine yeni kıyafetler aldı. Ben bunları yazdıkça eminim siz daha neler ekliyorsunuz. Listeyi uzatmak mümkün.

Peki bunlar nasıl oldu? Bizim isteyipte yapamadığımız şeyler, kendiliğinden nasıl oldu? Ya da birileri nasıl bizim yapamadığımızı başarıp, bizim çocuğumuza ya da öğrencimize bir şeyler yaptırmayı başardı?

Basit.. Siz  “Bir çocuğa hayal satın, istemesini sağlayın, gerisini o halleder.” O kadar kolay ve hızlı harekete geçer ki şaşırırsınız. “İyi de yaşar hocam, biz çocukları uyarıyoruz, o kadar yol gösteriyoruz, eleştiriyoruz, ama hergeleler hala bildiğini okuyor” dediğinizi duyar gibiyim.

Hayal satmak ifadesi size çok yabancı gelebilir, belki de ilk kez duymuş olabilirsiniz. Yani çocuk psikolojisi sizin uzmanlık alanınız olmaya bilir. Eğer siz çocuğu harekete geçirmeyi beceremiyorsanız demek ki doğru şeyleri kullanmıyorsunuz. Mesela televizyonu kullanın, filmleri kullanın, kitapları kullanın, başka insanları kullanın, tanıdıklarınız da olur, tanımadıklarınızda hatta ölmüş insanlar bile olur. Mesela mekanları kullanın, gazeteleri, dergileri kullanın, sanatçıları sporcuları kullanın, kısaca önce düşünün, ona istediklerinizi yaptırmak için size ne lazımsa onu kullanın. Elinizde çok malzeme var. Yeter ki siz kendinizi paralamak ve habire çocuklara laf söyleyip, onlarla çatışmak yerine bu argümanları kullanın.

Dikte etmeyin, emretmeyin, buyurmayın. Görmesine, gözlemlemesine ve kendi kendine keşfetmesine fırsat verin. “Bu kitabı sana aldım, oku” demeyin. Bir kaç kitap alın odasına bırakın o seçip okusun. “Yok hocam okumaz bizim tosbağa” diyebilirsiniz. O zaman gidin onun odasında siz okuyun. Hadi sinemaya gidelim, film seç diyin, bir kaç tane onun seçtiğine gidin, sonra bir iki tane de kendi istediklerinizi araya sokuşturun. “Bizim dana bizle sinemaya falan gitmez takar kulaklığı kulağına kendi odasında filmini bilgisayardan izler” diyebilirsiniz. Siz salonda güzel bir film ortamı oluşturun bir iki derken bir bakmışsınız elinde mısır patlağıyla gelmiş yanınıza oturmuş. Bu durumda da lütfen “ooo beyefendiler teşrif etmişler” demeyin ki, geri gitmesin. Kısaca bırakın, müsade edin yolunu seçsin. Seçimlerini yapsın, kararlarını versin. “Olurmu ya, bırakalımda ya davulcuya, ya zurnacıya gitsin öylemi” diyebilirsiniz. Başıboş bırakın demiyorum. Doğruların arasından kendi seçimini yapıp, yolunu çizmesi için öğretmeni ya da ailesi olarak ona imkanlar ve fırsatlar yaratın diyorum.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çocuk Yönetme Sanatı